İşlenebilecek En Güzel Günaha

Duygularında kaybolmuş bir adamın ebedi adresi kadınlardır. Kelimelerimin buluşma noktası güzel kadınlara. Ölüm sözü ayırana dek. Sanırım gerçeğini şaşırmış ender insanlardan birisiyim. Kolay değil narin bir ihtimali sevmek. Gözler yaşamak demek.

Fotoğrafım
Ad:
Konum: İzmir, Türkiye

I like dabbling in English. Words welcome people in me.

Pazar, Kasım 08, 2015

Sessizlik İçindeki Kadınlar ve Şehirler

Dahası var yaşamanın. Zeytin ağacının akşamı rüzgarlı. Lambanın sarı ışığı ne de güzel sardı odayı. Chet Baker ve Charlie Haden'dan Silence adlı caz parçasına sitede oynamakta olan çocukların çığlıkları karışmakta. Karanlık yavaş yavaş yerleşmekte. Viski yudum yudum içimi ısıtmakta. Tereddütlerin varsa özgürsün. En uzaktaki karanlığın kucağında bir yerleşim hayal ediyorum. Cılız sokak lambası ışıklarının altında yaşamın akıntısında salınan pencereleri imgeliyorum. Birçok hikayede güzel kadınlar vardır. Bir odadan diğerine geçen yüzler. Duyulmayanların ötesinde eş zamanlı anlardan birinde caz parçaları eşliğinde uyumakta olan bir kedinin sakinliği. Sözcükler birike dururken gece detayları örtmeye başladı. Yaşam bedenimi ısıtıyor. Nereden yaklaştığına bağlı, kim kime sokuluyor? İç içeyiz dışımızla. Henüz konuşmalar belirginleşmedi. Hikaye daha uzak yazarının oturuşuna. Kendin duy, kendin yaz. Yeter ki bir başlangıcın olsun. İnsanı sağır eden bir sırrın içinde insanlar yok oluşlarından mutlu yaşıyorlar. Her yer dolu dizgin. Eğimli bir sonsuzluğun içinde aşılan yolların varacağı her yerde kutlanan yaşamı seslendirebilirsin. Durduğum yerin huzurunda, şu anda, her telaştan uzakta, yok olmuş tüm güzel dudakların güzel kadınlarına ve sessizliklerine içiyorum.

Pazartesi, Kasım 02, 2015

Durgun Bir Sihir

Seni sordum zamanın içinde. Kimse benim gibi rastlamamıştı sana. Kaybolmuşların kadınını kimse görmemişti. Dakikalar aceleciydi aramızda. Esip giden rüzgar gibiydin. Yitip gitmenin sonsuzluğunda bir masal okunmuş çocuk gibi kendimi bıraktım geceye. Ay ışığı saçılı yalnızlıklarda güzel bir melodi sarıyordu ruhumu. Bir yerlerdeydim, adını bildiğim bir yerlerde. Tebessüm boşluklarını doldurmaktaydı durgun bir sihir. Gezgin kelimelerle "saçma" zamanların insanları ne iki lafı ne de iki dudağı bir araya getirebiliyorlardı. Sende bıraktığım bir suskunluğu karıştırıyordum. Sessizlik tekrar tekrar yazılabilirdi. Duymanın senfonisi baştan çıkmış sözcüklerle bestelenmişti. Yorgun bir adamın sonsuzluğundan çalınmış bir gün daha sonlanmıştı. Bir yudum viskinin keskin tadında, tutunan kokusunda Keith Jarrett dinliyordum. Geceleri an mahkumu değilim. Sende birikmiş geceleri anlat bana. Şehrin nefes alışlarını hissettir. Yaşam alıp veren sokaklarda gezdir beni. Seni sorduğum zamanın içinde yoksan, sözde bir kadın noksan. Sözün bittiği yerde misin? Suskunluğun düştü omuzlarından. Gecen yere saçıldı. Bir tablo gibi bakışlarıma tutundun. Bana düşmemeye direniyordun. Namusunu giyinmiş diğer ölümlülerden farklı değildin. Kendi gerçeğinin zamanında kimse benim gibi rastlamamıştı sana. Korku, hüzün, gözyaşı, şüphe, güven, özgürlük yoğrulu bedenindeki nefes acele etmek istiyordu. Kaçan zamana yetişmek ister gibiydi...